Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükrü Ersoy, son günlerde İstanbul’da yaşanan depremler sonrası yapılan bazı açıklamalara tepki gösterdi. “‘Beklenen İstanbul depremi buydu, artık tehlike kalmadı’ demek son derece tehlikeli” ifadelerini kullanan Ersoy, tarihi verilere işaret ederek deprem gerçeğinin küçümsenmemesi gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Ersoy, “Tarihte büyük depremler geniş alanlarda hissedilmiş ve yıkımlara yol açmıştır. Bu gerçekler ortadayken, halka iyimser senaryolar sunmak ve deprem tehlikesini hafife almak bilimsel bir yaklaşım değildir,” dedi.
“Depremin Büyüklüğü Kadar İvmesi de Önemli”
6.2 büyüklüğündeki son depremin yıkıcı bir etkiye yol açmamasını değerlendiren Ersoy, “Buradaki ivme değeri düşüktü, bu nedenle etkisi 5 şiddetinde hissedildi. Sadece büyüklük değil, zeminsel faktörler ve ivme de depremin etkisini belirler” ifadelerini kullandı.
Kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlanması gerektiğini de hatırlatan Ersoy, “2012 yılında başlayan kentsel dönüşüm süreci yeterince hızlı ilerlemiyor. İstanbul’da riskli bina sayısı yaklaşık 300 bin civarında” dedi.
“Marmara’da Yeni Aktivite Başlayabilir”
Marmara Denizi’nde kırılmaya aday dört fay parçası olduğunu belirten Prof. Dr. Ersoy, 2019 yılında yaşanan depremin ardından bölgede sismik hareketlilik yaşandığını, son 3.9 büyüklüğündeki depremin de yeni bir aktivitenin işareti olabileceğini söyledi. “Bu hareketlilik dikkatle izlenmeli. Henüz net bir şey söylemek için erken ama soru işareti koyduk,” dedi.
“Gökdelenler Büyük Deprem Testinden Geçmedi”
İstanbul’daki yapılaşmaya da dikkat çeken Ersoy, yüksek katlı binaların büyük bir deprem testinden henüz geçmediğini belirterek, “Myanmar depreminde Bangkok’ta 1100 kilometre ötede 45 katlı bir bina yıkıldı. İstanbul’da da benzer bir risk var” uyarısında bulundu.
